AD YAZIYOR…

5 ÇAYI RİTÜELİM

5 çayı deyince akla hemen İngilizlerin akşamüstü saat 5’te düzenledikleri 5 çayı partileri gelir.  Ancak benim ailemden gelen bir alışkanlık olarak yıllardır 5 çayı keyfi yaparız.  Kendi ritüelimden bahsetmeden önce, tarih seven biri olarak bu ritüelin İngilizlerde nasıl başladığını anlatmak istiyorum.

“5 çayı geleneği İngiltere Kraliçesi Victoria döneminde başlamıştır. 1800’lü yıllarda İngiltere’de kahvaltı ve akşam yemeği olmak üzere iki öğün yenilirdi. Zamanla akşam yemeği önem kazanarak daha geç saatlerde ve daha ağır bir öğün olarak yenmeye başladı. Bir rivayete göre 7. Bedford düşesi Anna, kahvaltı ile akşam yemekleri arasındaki saatlerin uzaması ile birlikte diyabeti olduğundan ötürü ikindi saatlerinde iyice bitkin düşüyor, zaman zaman bayılıyormuş. İşte bu yüzden saat 5 civarında odasına bir bardak çay ve atıştırmalık yiyecekler söylüyormuş. Bu alışkanlığından gittikçe daha fazla zevk almaya başlayan Anna, zamanla arkadaşlarını da odasına çağırarak bu etkinliği bir davete dönüştürmeye başlamış. Bu davetler Kral Edward’ın da hoşuna gitmiş olacak ki bir süre sonra o da çay partileri düzenlemeye başlamış. Sarayda doğan bu davetler önce tüm İngiltere’ye, ardından da tüm dünyaya yayılmıştır.”

Benim 5 çayı ritüelim ise günün rutin koşturmacasına biraz mola vermek için tek başıma gidip oturduğum  mekanlara taşımamla başladı. Öyle ki gittiğim birçok mekanda, tarif ettiğim tarzda yeşil elma, kurabiye ve limonla çay sunumları yapılmaya başlandı.  Birçok mekanın çay saatine özel uygulamalara geçmelerini sağladığımı düşünüyorum.  Ayrıca cafe de tek başıma keyiflerimin iyi örnek olduğunu, bir çok hanımın tek başına gelip rahatça çay keyfi yaptıklarını görünce hissettim. Bitki çayı diyip geçmeyin  hem çok sağlıklı hemde dinlendirici. Kendinize ayırdığınız 1 saatlik mola hem ruhunuza hem bedeninize iyi gelir. Herkese tavsiye ediyorum. Bir AD sunumlu çay içmek istiyorsanız, yanında minik kurabiye , yeşil elma dilimi ve limon istemeyi unutmayın.

Keyifli anlarımı fotoğraflama fikri ise tabi ki bu keyifli molalarda AD Bileklik tasarımlarımı tanıtmak adına başladı. Hem bana özel hazırlanan çay sunumlarının sade şık görüntüsünün içinde ışıldayan bileklik tasarımlarımın daha şık daha zarif görsel bir şölene dönüştüğünü farkettim. Şimdi sizlerle kendi çektiğim 5 çayı ritüelim ve AD Bileklik fotoğraflarımı paylaşacağım. Beğendiğiniz kombin bileklikleri buradan mesaj  göndererek sipariş verebilirsiniz. Aşağıdaki galeriye beğendiğim görselleri eklemeye devam edeceğim.

Sevgiyle, keyifle takın AD ile ışığınız parlasın.. ♥

NOT:  Hiçbir mekan sponsorum değildir. Her yere kendim gider, hesabımı kendim öderim. Mekan tavsiyelerinizi bana yorum yada mesaj olarak yazabilirsiniz.

Sevenlere Sevgiler.. ♥

Ayşenur Demirkan

 

 

SONBAHAR/KIŞ TİŞÖRT GİYENLER KULÜBÜ

Geçen yıldan buyana dünya markalarının öne çıkan tasarımlarından birisi de basic tişörtlerdir. Gucci, Dior, Maison Valentine, Balmain ve daha bir çok marka moda defilelerinde ve konseptlerindeki tişörtler dikkat çekiyor. İşte bu moda akımından yola çıkarak, yeni trendleri yakalamış olmanın haklı gururuyla ve üstüne kendi markam için hazırladığım koleksiyonumda eklenince hemen küçük bir ar-ge yaptım.

İlk “T-shirt”ü kim bulmuş biliyor musunuz?

 

 

Tişörtün yaratıcısı; Eski tenis oyuncusu ve aynı zamanda tenis gömleği imalatçısı Fransız Rene ilk Lacoste tişörtü üretti. Rene Lacoste gençliğinde tenis oyuncusuydu. 1923’te henüz 19 yaşındayken ABD’ye tenis maçı için gitmişti ve bir vitrinde timsah derisi çanta görüp eğer maçı kazanırsa bu çantayı almaya karar vermişti. Maçı kaybetti ama lakabı “krokodil” olarak kaldı. 1933’te imalata başladığında marka olarak krokodili tescil ettirdi. Tişört üretimine böylelikle başlamış oldu.

Bir diğer bilgi ise tişört; 19. yy. başlarında iç çamaşırı olarak kullanılıyordu. Düğmeli olarak giyilenleride vardı. Düğmesiz olan modelini 1913 yılında Amerikan Deniz kuvvetleri askerleri üniformalarının içine giyip, sıcak havalarda üniformasız beyaz tişörtle dolaşıyorlardı.

Türkiyeye ise 1970 li yıllarda yaygınlaşmaya başladı.

 

 

Bu önbilgiden sonra bir paragrafı kendime ayırarak basic koleksiyonumdan bahsetmek istiyorum. Yıllardır hayal ettiğim şeylerden biri tişört tasarlamaktı. Bu projem için ünlü tekstil firmalarından destek istedim her zaman ki gibi kimse yanaşmadı. Maalesef yaratıcılığın önündeki en büyük engel firma yetkilileri olsa da yıllar sonra çabamın karşılığını buldum. Dümdüz tişört deyip geçmeyin. Özel kalıp çıkartarak, renk ve kumaşları bizzat seçilerek hazırlandı. Hayalimi gerçekleştirmiş olmanın heyecanını yaşadığımı söyleyebilirim. Kendi güncel giyimimde en çok kullandığım parça basic tişörtlerdir. Sizde herşeyle kombinleyebilirsiniz.

 

Şimdi sıra geldi aklınızdaki “Ben bu düz tişörtleri nasıl kombinleyebilirim?” sorusunun yanıtına. Benim dikkatimi çeken detaylara ve dünyaca ünlü isimlerin sokak stillerine bir göz atalım. Sosyal medya bize fikir vermek açısından her an yardımcı olsa da belki bu yazımda bir cümlem size ilham verebilir.

 

 

SOKAK STİLİNDE ÖNE ÇIKANLAR, İKONLARIN ZAMANSIZ TİŞÖRT KOMBİNLERİ

 

DİOR ‘un ilk kadın kreatif direktörü Maria Grazia Chiuri’ nin 2018 yazı için hazırladığı koleksiyonda, 

“We should all be feminists” sloganıyla öne çıkardığı tişört, belkide yeni bir dışavurumun başlangıcı oldu.

Bir çok ünlü kadın bu tişörtü giyerek destek verdi. Jeniffer Lawrance kampanyanın reklam yüzü oldu.

 

 

 

 

 

 

GUCCİ‘nin Alessandro Michele tasarımı tişörtleri yazın ünlüleri cezbettiği kadar önümüzdeki sezonda da evrimleşerek farklı romantik dokunuşlarla etkisini göstermeye devam edecek gibi görünüyor.

Hailey Baldwin ve Brooklyn Beckham gibi bir çok ünlü isim bu tişörtü giydi.

Sokak stili bloggerlarının da vazgeçilmez parçalarından biri oldu.

Sanırım takliti ençok yapılan tasarım tişört olduğunu da belirtmek gerekiyor.

 

 

 

 

 

Moda ikonumuz Kate Moss(Soldaki foto) Kendine has umarsız tavrıyla ne giyse yakışanlardan biri olarak çabasız şıklığın en güzel örneğiyle karşımızda. Deri ceketinin içine giydiği basic tişörtünü püskül kolyesiyle tamamlamış, bootiesleriyle cool, feminen, rahat ve sofistike bir şıklık yakalamış.

(Sağdaki foto) Akşam yemeğine giderken Kate Moss’tan ilham alalım..Salaş bir jean, bir tişört ve mini kumaş ceket.. 

 

 

 

 

 

 

 

 

Gigi Hadid‘in Aşk tişörtü : Zayn’a olan aşkını göstermenin stil yolu hem cool hem romantik. Sevgilisi olanlara ilham olsun..

Uzun deri trençkot omuzlardan salınırken spor deri botlarla cool kombini gözden kaçmasın..

Bella Hadidin yepyeni sonbahar şıklığı : İçine giydiği tişörtü kırmızı ceket, pantolon takımla tamamlamış, bu senenin en hit şapkası ve sivri burun booties leriyle oldukça şık görünüyor.

 

 

 

 

 

 

 

Kendall Jenner : Montunun omuzlarından aşağı indererek içindeki tişörtü daha net gösterdiği her iki kombini de spor şık tanımına farklılık getiriyor. Bu tarzı benimseyenlere ilham verebilir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

New York Moda Haftasında defileleri takip eden, stil ikonlarıyla yarışan Blogger ve Vlogger dan gündelik giyimde fikir verebilecek iki farklı kombin önerisi.. İsterseniz tişörtünüzü soldaki gibi jean, (emitasyon) kürk ve stilettoyla yada sağdaki gibi uzun blazer, uzun çorap çizme ve deri etekle kombinleyebilirsiniz.

 

 

 

 

En son cümle kendi mottom olsun..Unutmayın, ne giyerseniz giyin;

“Şıklık çaba ister.” A.D

Contemporary İstanbul 2017 İzlenimlerim

Contemporary’ i çok seviyoruz. Dünya çapında bir çok sanatçının katılımıyla gerçekleşen bu serginin halka açık olması ve birçok kişiye ulaşması gerçekten harikulade… Peki Çağdaş Sanatın ne olduğunu biliyor muyuz? Buradaki eserlerin alt yapısı, anlatılmak istenenleri özümseyebiliyor muyuz ?

  •  Contemporary (Çağdaş Sanat) Nedir? Ben Ne Anlıyorum…
  • Modern sanatın sonlarında ortaya çıkan Çağdaş sanat ; çevresel faktörler , gelişen teknoloji,  teknoloji-insan ilişkisi, küreselleşme, çok kültürlülük, feminizm, biyomühendislik gibi konulardan yola çıktığı şeklinde açıklanmaktadır. Çağdaş sanatın hala tartışılıyorken “Giorgio Agamben’in belirttiği gibi, belki de “çağdaşlık” demek eleştirellik demektir.”  
  • Benim contemporary deki izlenimim ise; sanatsal donelerin, günümüz olaylarından, doğadan yada kimi zamana geçmiş sanat akımlarına göndermeler yapan, teknolojiden faydalanan ve en önemlisi farklı uygulama tekniklerin keşfedildiği, sanat akımının bir parçası olmak yerine kendi sanatını anlatma çabası olarak değerlendiriyorum. Bunun sebebi ise sergiyi gezerken son derece pop art tablolar görebileceğiniz gibi hemen sağ köşede sürrealist bir çalışmayla karşılaşmanız mümkün.
  • Sergide; bazı genç sanatçı arkadaşların, dünyada yapılan Art Basel gibi önemli çağdaş sanat fuarlarındaki sanatçılardan ilham aldıklarını gözlemliyoruz. Yeni tekniklerin yaygınlaşması açısından olumlu ancak özgün doneler, teknikleri kendilerinin keşfetmeleri isimlerinin dünya çapında duyulması açısından daha etkili olacağını düşünüyorum.
  • Sergiyi Gezerken…

– Sanat eleştirilerimi bir kenara bırakıp,” bir sanat sergisi nasıl gezilir” i anlatan birileri olmalı diye düşünüyorum. İnstagram için en özel pozları yakalama çabasındakiler,

“Bak bende gittim sergiye” demek için gelenler, “Tam bir sanatseverim” imajı yaratmaya çalışanlar yada en pahalısını ben aldım demek için orda olanlar…

Ve aslanlar gibi bu işten anlayarak, takip ederek, araştırarak, bilerek gelenler..

–  Contemporary ; Sosyetemizin bilinçsizce, sadece sanatsal bir etkinlikte olmak için gittikleri, pintilerin hiçbir şey almadığı yada sonradan görmelerin pahalı bir tablo almak için gittikleri “Ay walla çok güzel sanat” tır. (Birçok koleksiyonerin bilinçsizce sadece popüler sanatçılardan tablo almış olmak için aldığını düşünüyorum.)

– Selfie çekmeye en bayılan biri olarak herşeyi anladım ama Emre Yusufinin Herkülden ilham alarak yaptığı boks yapan heykelinin önünde oluşan sıralar ve herkesin yumruklarıyla hararetli pozlar vermesini anlayamadım.. Tabiki hepsi instagram için..

– Bir serginin after partisi niye olur anlayan bilen var mıdır? Sanatın “disco”ya bağlanması gerçekten enteresan..

  • Contemporary İstanbul’un faydası

Türk sanatçıların ve galerilerin artması böyle sergilerde kendilerini gösterme ve satış yapma şansı bulmaları açısından faydalı buluyor, sonuna kadar destekliyorum.

Her yeni fikrin, keşiflerin, sanatsal gelişmişliğin önü açılmalı diyorum. Kendini sanatla ifade edebilenlerin çoğalmasını, gençlere ilham olmasını diliyorum..

Bizi geleceğe taşıyacak olan tek şey sanat..

  • Contemporary İstanbul 2017 ‘ den Seçtiklerim…

 

 

1 ANNA WİNTOUR, 2KADIN BAŞBAKAN, 2 FİRST LADY TARZLARI

Son dönemde stil ikonlarının değiştiğini düşünüyorum. Artık sadece şarkıcı, manken yada bir film yıldızının trendsetter olduğunu söyleyemeyiz. Ülkelerin siyasi gündemi o kadar hızla değişiyor ki ister istemez kadın liderleri yada lider eşlerinin stilleri ön plana çıkıyor. Yaptıkları kadar tarzları da her zaman konuşuluyor.

Bugün moda eleştirmeni koltuğuna kendimi koyuyorum.. Buyrunuz yorumlara..

Anna Wintour: 

Sevgili moda duayenimiz ikonların ikonu Anna Wintour; “Şeytan Prada Giyer” filminin ilham kaynağı, Vogue dergisinin bin yıllık tanrıçası. Belkide bu yüzden kimse ona toz konduramadı, kimse eleştiremedi. Yıllardır değişmeyen sıkıcı saç modeli boşanma sebebi sayılabilecek düzeyde ancak bunun nedenini “ikon” olmanın kendine özgü bir tarzı değiştirmemek kuralına sadık kalmasına bağlıyorum. Giyim tarzına gelince modaya yön veren ilahi modacıların koleksiyonlarını değiştirmelerine bile etken olan birinin daha iyi giyiniyor olmasını beklerdim. Klasiklerden uzaklaşmayan kesimleri tercih etmesi yine ruhsuz duruşunu yansıtıyor. Boynunda sürekli anlamsız bir kolye takması ve tek sevdiğim özelliği hiç çıkarmadığı güneş gözlükleri en belirgin detayları bana göre.. Kraliçe 2. Elizabeth tarafından Britanya imparatorluk nişanının verilmesinin asıl sebebinin VOGUE da yıllardır süregelen başarısı olduğunu düşünüyorum.

 

Sırada dünya gündemini işgal eden ülkelerin sansasyonel sayılabilecek kadın lider ve lider eşleri var. Bence hepsi magazinel bir değer taşıyor. Anna Wintour onların tarzlarını nasıl buluyor merak ediyorum doğrusu..

    Melania Trump: O bir first lady!! “Benim burda ne işim var” tavrıyla Mr. Trump’ın saçmalıklarından bunaldığı her halinden belli oluyor. Trump”lar; bana “Dallas” dizisinin reality show hali gibi geliyor. Melania’nın manken,show girl olarak geldiği Amerika’da First Lady olması ise gerçekten takdir-e şayan. Eminim kendi ülkesindeki kadınlarca idol olmuştur. Tarzına gelince, bir türlü sponsor  tasarımcı bulamamış olsa da kendine has bir tarzı yakalama çabası olduğunu söyleyebiliriz. Geçmişteki başkan eşlerini mi, yoksa yenileri mi taklit etse bir türlü karar veremediği kesin. Son dönemde ise genelde Dolce-Gabbana elbiseleriyle dikkat çekiyor. En son Ford Theatre Gala’da giydiği şampanya rengi Monique Lhuillier elbisesiyle gündeme oturmayı başardı. Bu arada öğrendim ki Melania, tüm jet sosyeteye koca yoluyla sonradan giren hanımlar gibi mücevher tasarımı yapıyormuş. İlahi Melania pembe dizilerin ihtiraslı kadını, yüzündeki sahte gülümsemenin eksik olmaması dileğiyle diyorum 🙂

 

 

 

Brigitte Macron: O da bir first lady ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un lise öğretmeni. Hem de 24 yaş farka rağmen yıllara meydan okuyup onunla evlenip first lady koltuğuna oturdu. Adamın isminin Emmanuel olmasından acaip biri olduğu belli oluyor tabi ama biz Brigitte hanımın tarzıyla ilgileniyoruz. Resmi törende giydiği mavi elbiseyi ödünç aldığı söyleniyor. Benim ilk izlenimim tam bir devlet memuru, öğretmen olduğu seçiminden belli. Tasarımcılardan, imaj makerlardan uzak hayatına, 60 yaşından sonra gelen ikinci baharı onu bekleyen bol estetikli, botokslu günler ve bir ülkenin first lady si olmanın haklı gururuyla onu başbaşa bırakıyoruz. Tarz hiçbirşey, başbakan olan Genç Eş herşey 😉

 

 

 

 

 

Angela Merkel: Almanya’nın yıllardır değişmeyen kadın Başbakanı ünvanını taşıyor. Bir kadının siyasi başarısı kendi ülkesi adına olsa da önemli.Giyim tarzına gelince yazık ki vasatın altında! Merkel; daha çok evde kalmış bir okul müdüresi yada yeni dul bir banka yada bir fabrika müdüresi gibi giyiniyor. Emekli sandığı olmuş ama çalışmak zorunda kalmış gibi ve tipik bir alman surat ifadesi var. Değişmeyen bir şeyde sanırım ceket tarzı; fazla kiloları nedeniyle potlukları olan ve rastgele giyinmiş havası veren bir tavrı var. İyi görünmek umrunda değil gibi sanki.. İşler yürüsün, para gelsin, tahsilatçı müdüremize tarzında bir değişikliğe gitmesini öneriyor ve hayatta başarılar diliyoruz! 😐

 

 

 

 

Theresa May:  İngilizlerin modadaki ketum duruşunu yıkan kadın bir başkanın modayı giyimine yansıtıyor olması umut vaad edici olarak değerlendiriyorum. Sade ciddi dopyesleri şık bir ayakkabıyla yada boynuna mutlaka taktığı sade şık bir kolyeyle tamamlaması bir zevki olduğunun göstergesi. Her lider, o ülkenin bir tür yansımasıdır. Kendi tarzıyla ingilizlerin kraliyet dışında yalın çizgisini modern detaylarla bütünleşmesini izliyoruz. Umarım tarzını korumayı başarır. Walk fashion baby Theresa walk 🙂

 

 

 

YAZAN : AYŞENUR DEMİRKAN

 

2017 İLKBAHAR MODASINDA DELİ DETAYLAR

2017 İLKBAHAR MODASINDA DELİ DETAYLAR

Jet hızıyla değişen trendleri yakalayana “Bravo” diyoruz. Geleceği görmeye çalışan fütürist yaklaşımlar mı, yoksa retrodan kopamayan klasikler mi? Tasarımcıların her koleksiyonda bir sanat eseri gibi anlatmak istedikleri bir şeyler var.. Başlığımızın vurgusu “Deli” detayları mercek altına alırsak küçük bir ayrıntı şıklığın anahtarı olabilir. Lüks markalardan ilham alarak, hem ekonomik hem şık kadınlara küçük tüyolar vermek istiyorum. Unutmayın şık görünmek küçük detaylarda gizli.. Başlayalım o zaman detayları anlatmaya..

DELİ GÖMLEĞİ

Bu sene deli gömleği çok moda diyebiliriz. Mağazalarda dolaşırken bu gömleklerin detaylarına benzer birçok parçayı görür görmez aklıma gelen ilk şey bu oldu. Her yerinden sarkan kuşaklar bağlanmak isteyip de bağlanamamış gibi savrulan bağlar, bağcıklar.. Tam bir erkeği anlatıyor derken, erkek gömleklerinde de olduğu keşfettim. Üstüne anlam yüklemezsek, aslında salaş görünümü, uçuşan, merak uyandıran şık bir tarafı var. Aynı zamanda sokak modası bloggerları için bol bol fotoğraf çekimlik bir parça. Sizde günlük giyimlerinizde uzun salaş pantolonlar, eteklerle kombinleyerek kullanabilirsiniz..

 

 

 

 

 

 

 

 

 

FIRFIR-ELLA

Geçen sene kendisini ufak ufak yakalarda, omuzlardan göğüste V şekliyle hissettirmeye başlayan fırfırlar, geniş volanlar bu sene gömlek, bluz, elbise, etek detaylarını sarmalıyor. Romantik olanlarının yanısıra, maskulen yada daha spor tarzlarda görebiliyoruz.

 

 

 

 

 

 

 

KARPUZ KOLLAR

Bu bahar ve önümüzdeki yıl bence en sıkça göreceğimiz detaylardan biride; kıvrımlı geniş karpuz kol dediğimiz kabarık kolları gömleklerde göreceğiz. Birçok moda markası gömlek ve top bluzlarda kullanmış. Benden söylemesi…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ÇEKİCİ ÇAPRAZLAR

Bu sezonun en dikkat çekici, iç gıcıklayıcı, sexy detaylarından biride biyeleriyle çapraz bağlanan giysiler. Sexy bir elbisenin göğüs dekoltesinde görüldüğü gibi eteklerde yada spor bir sweat shirtte görmemiz mümkün. Ölçülü kullanıldığında çekici detaylar yakalanabilir..

 

 

PİKNİK HAVASI

Baharın gelmesiyle çiçeklerin açması, uçan kuşlar ve piknik havası tasarımcılara ilham vermiş olmalı ki piti kare masa örtüsünden elbiseler, etekler, gömlekler vitrinleri süslemeye başladı. Piti karenin bize verdiği cici kız görüntüsünü kimi zaman gayet elegant elbiselere dönüştüren başarılı tasarımcıları alkışlıyoruz. Günlük kullanımda ise sade renklerle kombinleyerek giymek gözümüzü daha az yorar ve sanırım şık detaylar yakalanabilir.

 

 

 

 

 

 

 

 

ÇİZGİLİ SEVERİZ

Bu sezon desenlerin içinde en çok öne çıkanı;  beyaz üzerine mavi çizgili kumaşları her kategoride göreceğiz. Elbiseden, bikiniye, etekten, iç çamaşırına kadar çizgiliyiz. Benim en sevdiğim desen olan çizgili detaylar hem spor hem şık bir görüntü veriyor. Defilelerdeki elbiselerin ilham vermesi dileğiyle…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

YAZININ DEVAMI HAFTAYA…

YAZAN: AYSENUR DEMİRKAN

 

2017 BAHAR MODASINDA DELİ DETAYLAR

2017 BAHAR MODASINDA DELİ DETAYLAR

Jet hızıyla değişen trendleri yakalayana “Bravo” diyoruz. Geleceği görmeye çalışan fütürist yaklaşımlar mı, yoksa retrodan kopamayan klasikler mi? Tasarımcıların her koleksiyonda bir sanat eseri gibi anlatmak istedikleri bir şeyler var..

Başlığımızın vurgusu “Deli” detayları mercek altına alırsak küçük bir ayrıntı şıklığın anahtarı olabilir. Lüks markalardan ilham alarak, hem ekonomik hem şık kadınlara küçük tüyolar vermek istiyorum. Unutmayın şık görünmek küçük detaylarda gizli.. Başlayalım o zaman detayları anlatmaya..

DELİ GÖMLEĞİ

 

Bu sene deli gömleği çok moda diyebiliriz. Mağazalarda dolaşırken bu gömleklerin detaylarına benzer birçok parçayı görür görmez aklıma gelen ilk şey bu oldu. Her yerinden sarkan kuşaklar bağlanmak isteyip de bağlanamamış gibi savrulan bağlar, bağcıklar.. Tam bir erkeği anlatıyor derken, erkek gömleklerinde de olduğu keşfettim. Üstüne anlam yüklemezsek, aslında salaş görünümü, uçuşan, merak uyandıran şık bir tarafı var. Aynı zamanda sokak modası bloggerları için bol bol fotoğraf çekimlik bir parça. Sizde günlük giyimlerinizde uzun salaş pantolonlar, eteklerle kombinleyerek kullanabilirsiniz..

 

 

 

FIRFIR-ELLA

Geçen sene kendisini ufak ufak yakalarda, omuzlardan göğüste V şekliyle hissettirmeye başlayan fırfırlar, geniş volanlar bu sene gömlek, bluz, elbise, etek detaylarını sarmalıyor. Romantik olanlarının yanısıra, maskulen yada daha spor tarzlarda görebiliyoruz.

 

 

 

 

KARPUZ KOLLAR

 

Bu bahar ve önümüzdeki yıl bence en sıkça göreceğimiz detaylardan biride;
kıvrımlı geniş karpuz kol dediğimiz kabarık kolları gömleklerde göreceğiz. Birçok moda markası gömlek ve top bluzlarda kullanmış. Benden söylemesi…

 

 

 

 

 

ÇEKİCİ ÇAPRAZLAR

 

Bu sezonun en dikkat çekici, iç gıcıklayıcı, sexy detaylarından biride biyeleriyle

çapraz bağlanan giysiler. Sexy bir elbisenin göğüs dekoltesinde görüldüğü gibi eteklerde yada spor bir sweat shirtte görmemiz mümkün. Ölçülü kullanıldığında çekici detaylar yakalanabilir..

 

 

 

 

 

PİKNİK HAVASI

 

Baharın gelmesiyle çiçeklerin açması, uçan kuşlar ve piknik havası tasarımcılara ilham vermiş olmalı ki piti kare masa örtüsünden elbiseler, etekler, gömlekler vitrinleri süslemeye başladı. Piti karenin bize verdiği cici kız görüntüsünü kimi zaman gayet elegant elbiselere dönüştüren başarılı tasarımcıları alkışlıyoruz. Günlük kullanımda ise sade renklerle kombinleyerek giymek gözümüzü daha az yorar ve sanırım şık detaylar yakalanabilir.

   

 

 

 

 

ÇİZGİLİ SEVERİZ

 

Bu sezon desenlerin içinde en çok öne çıkanı;  beyaz üzerine mavi çizgili kumaşları her kategoride göreceğiz. Elbiseden, bikiniye, etekten, iç çamaşırına kadar çizgiliyiz. Benim en sevdiğim desen olan çizgili detaylar hem spor hem şık bir görüntü veriyor. Defilelerdeki elbiselerin ilham vermesi dileğiyle…

 

 

 

 

 

 YAZININ DEVAMI HAFTAYA…

YAZAN: AYSENUR DEMİRKAN

DOĞAL TAŞLARIN GÜCÜ ADINA

DOĞAL TAŞLARIN GÜCÜ ADINA

Kendi koleksiyonumuzdan yola çıkarak; bilekliklerimizde kullandığımız, doğadan gelen doğal taşların insan üzerindeki mistik gücünün hem fiziksel hemde ruhsal etkilerini sizin için derledim. Sevgiyle takın ♥

TURKUVAZ TAŞI:

Antik Mısır’dan bu yana kullanılmakta olan Turkuvaz Taşı;  Haçlı Seferleri sırasında Türklerden alınıp Fransa’ya götürülmüş ve  taşa Türk Mavisi denmiştir. Mavimsi olan taşa Turkuaz, yeşilimsi olana Firuze denir.

TURKUVAZIN YARARLARI:

Doğal Turkuvaz taşı gerçekten bir şifa kaynağıdır.

  • Kemiklerin sağlıklı kalmasını sağlar, kemik erimesinin önlenmesinde yararlıdır.
  • Migreni yarım baş ağrısını hafifletir.
  • Öksürüğü azaltır.
  • Hücreleri yenileyerek bedeni güçlendirir, yaşlanmayı geciktirir.
  • Cinsel sorunların ortadan kalkmasına yardımcı olur.
  • Taşıyana cazibe verir.
  • Geleceği görme yetisi sağlar.
  • İlk bakış kendisine yöneleceğinden, kişiyi nazardan korur.
  • Besinlerin hücrelerce emilimini düzenler.
  • Zehirlenmelere karşı koruyucu etkisi vardır.
  • Huzur duygusu ve duygusal denge sağlar.
  • Kan dolaşımı, ciğerler ve solunum sistemini destekler. Kalp hastalıklarına iyi gelir.
  • Özgüven duygusunu güçlendirir.
  • İletişim, sadakat ve dostluğu sembolize eder, yaratıcı ifadeye güç katar.
  • Tansiyonu düzenler.
  • Başa gelebilecek bir tehlike veya hastalık durumunu renk, değiştirerek haber verir. Çünkü vücudun salgıladığı sıvılara karşı duyarlıdır.
  • İnsan hayatında ruh beden arasında veya ticari hayatta denge sağlayan en önemlisi sayılır. Gökyüzü alemi ile de bağlantımızı sağlar. Ruhsallığımızı geliştirir.

 

Sembolü olduğu hususlar: Denge iletişim,vefalı dostluklar

Özdeşleştiği ay: Aralık, Mayıs

Özdeşleştiği burç: Boğa, Başak, Akrep, Yay, Oğlak, Kova, Balık

Özdeşleştiği çarka: Gırtlak

 

ONİKS TAŞI:

Bilekliklerimizde en çok kullandığımız taşlardan bir olan Oniksin olağanüstü özellikler taşımaktadır.

Araştırmalara göre hem ruhsal hem de fiziksel faydaları olduğu tespit edilmiştir.

  Oniks Taşının Ruhsal Faydaları:

  • Mutluluk, ke
    ndine güven, stres azaltıcı, depresyon üzerinde etkili bir taştır.
  • Nazar konusunda en etkili taşlardan biridir, olumsuz enerjiye karşı kişiyi korur.
  • Sakinleştirme özelliği vardır. Cesaret ve şans getirdiğine inanılır.
  • Odaklanma güçlüğü çeken kişilerin konsantrasyonuna olumlu etki sağladığı bilinmektedir.
  • Kadın erkek ilişkisinde dengeleyici etki gösterir.
  • Kaygıyı azaltır ve gelecek konusunda rahatlama sağlar.

Oniks Taşının Fiziksel Faydaları:

  • Sinirleri ve heyecan merkezini yatıştırır. Dinlendiricidir.
  • İşitme güçlüklerinde etkili bir taştır, duymayı artırıcı etkisi vardır.
  • İç kulak hastalıklarında, tene temas etmesi koşuluyla iyileştirici etki gösterir.
  • Bedenin rahatsızlık hissedilen bölgesine günde birkaç kez kuru temas etmesi halinde, ağrıyı hafifletici etki gösterir.

Oniks Taşının Uyumlu Olduğu Çakra:  Kök (Omurilik, kuyruk sokumu)

Oniks Taşının Uyumlu Olduğu Burç:  Aslan, Yay, Kova

Oniks Taşının Sembolü Olduğu Unsurlar:  Sağlık, pozitif düşünce

 

HEMATİT TAŞI:

Hematit, demirin başlıca kaynaklarından biridir. Rengi siyah, gri veya kırmızımsı kahverengidir. Parlaklığı metaliktir. Genellikle opaktır. Bazıları ise yarısaydamdır. Çizgileri ise koyu kırmızı veya aydınlık ışıltılıdır.

FAYDALARI:

  • Sinir sistemini düzenleyerek stresi giderir, aşırı duyguları ve heyecanı yatıştırıp sakinleştirir.
  • Bedende ki negatif elektriği atarak bedeni güçlendirir, fiziksel enerjiyi artırır.
  • Korkuları giderir, cesaret verir.
  • kişini kendisine bakışını olumlu hale getirir. Özgüven sağlar.
  • Bel soğukluğunu önler.
  • Mafsal romatizması ağrılarını hafifletir.
  • Kan dolaşımını düzenler, kalbi, böbreği ve dalağı sağlıklı tutar.
  • Kişiye albeni sağlar.
  • Zihni berrak hale getirir. Akıl ve zeka kıvraklığı sağlar. Kolay karar verme gücünü artırır.
  • Hafıza gücünü artırır.

Özdeşleştiği ay: Mart, Aralık
Özdeşleştiği burç: Koç, Aslan, Başak, Kova, Akrep, Balık

 

AKİK TAŞI :

Bilekliklerimizde daha çok Tibet Akiği kullanmış olsak ta , Akik taşının genel olarak birçok özelliği bulunuyor.

Akik Taşının Ruhsal Faydaları:

  • Akik taşının, öncelikli etki alanı strestir. Stres üzerinde, önleyici bir etkisi bulunur. Sinirleri yatıştırır. Hoşgörülü olmayı, iyimserliği ve özellikle yüzük olarak kullanıldığında, kişinin kendisine güvenini artırır.
  • Dünyevi başarıyı simgeleyen akik, negatif enerjiye karşı koruma sağlar ve tükenmiş olan cesareti canlandırır.
  • İnsan vücudundaki fazla enerjiyi ya da negatif enerjiyi boşaltır.
  • Vücutta gerginlik olan kısımlara sıcaklık hissi verir ve gerginliği alır. Enerji tazeler.
  • Sosyalleşmeyi kolaylaştırır, çevrenizdeki insanlar ile daha uyumlu yaşamanıza yardımcı olur. Akik takan kişinin, kolaylıkla dostluk kuracağına inanılır. Ayrıca akik takan insanların sözleri oldukça etkilidir.
  • Akik taşı, ileriyi görme yeteneği verir.

 

Akik Taşının Fiziksel Faydaları:

Akik taşının beden ile teması halinde etkilerinin daha fazla olduğuna inanılır.

  • Ağrıları gidermek için kullanılabilir.
  • Dişleri ve kemikleri güçlendirir, korur.
  • Cilt hastalıklarına iyi gelir.
  • İradeyi güçlendirir.
  • Damarları kuvvetlendirir.
  • Vücuttaki gazın giderilmesine yardımcı olur.
  • Hamile kadınlarda hem anneye hem de bebeğe sağlık verir. Hamile bayanlara özellikle tavsiye edilir.

Akik Taşının Uyumlu Olduğu Çakra: Kök, Alt Karın, Kalp

Akik Taşının Uyumlu Olduğu Burç: İkizler (kırmızı ve yosunlu), boğa, yengeç, oğlak ve kova.
Akik Taşının Sembolü Olduğu Unsurlar: İletişim, dil

 

JASPER TAŞI:

Jasper, erdemlilik sembolüdür. Eski çağlarda “yağmur getiren” bir taş olduğuna da inanılmıştır.

             JASPERİN YARARLARI

  • Bedeni toksinlerden (zehirli maddelerden) temizler. Yılan ve örümcek zehirlenmelerinde de yararı bulunmaktadır.
  • Toprak enerjisini çekip vücuda iletir. Bedende dinçlik ve fiziksel denge oluşturur. Bedendeki olumsuz enerjiyi ve kalpteki kötü düşünceleri emip dışarı aktarır.
  • Kan yapımına yardımcı olur.
  • Bağışıklık sistemini düzenli tutar.
  • Karaciğer, dalak, böbrek, mide, bağırsak ve mesane hastalıklarının iyileştirilmesinde destek sağlar. Bunların sağlıklı kalmasına yardımcı olur.
  • Hormon sistemini dengeler, cinsel gücü artırır. Gençlik aşısı yerine geçer.
  • Entelektüel tavır ve konuşma (ifade) yeteneği verir.
  • Taşıyana bereket getirir.
  • Ayrıca, “Leopar derisi görünümündekinin zorluklara karşı direnç geliştirdiği, gelincik tarlası görünümlü Jasper’in yaşama sevinci verdiği kabul edilir.
  • Jasper’in uyumaya yardım ettiği de kabul edilen hususlar arasındadır.

Sembolü Olduğu Hususlar:  Sevgi, inanç

Özdeşleştiği Ay: Ocak, Ekim

Özdeşleştiği Burçlar:  Koç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Oğlak

Özdeşleştiği Çakra: Güneş Sinirağı

Özdeşleştiği Unsur:  Toprak

HAVLİT TAŞI:
Havlit taşı huzur veren anlamında olup Huzur Taşı olarakta bilinir. Vücudumuza hem ruhsal hemde fiziksel faydaları bulunmaktadır.

  • Havlit taşı öfke ve kızgınlığa iyi gelir.
  • Bencilliği ortadan kaldırır.
  • Strese karşı koruma sağlar.
  • Kalsiyum dengesini düzenler. Dişlerimiz ve kemiklerimiz için şifalıdır, güçlendirir.
  • Huzur ve sakinlik verici etkileri mevcuttur.
  • Engellerin aşılmasına yardımcı olur.
  • Kişinin kendiyle barışık olmasını sağlar ve öz güveni arttırır.
  • Farkındalığı arttırır.
  • Sanatsal duyarlılığı ve ifadeyi kuvvetlendirir.

 

TAKI TASARIMLARI

Üniversite yıllarında ve daha sonra iş hayatında yapmış olduğu tasarımlardan örnekler…