“Yüksek bir insan toplumu olan Türk Milletinin tarihi bir özelliği de güzel sanatları sevmek ve onunla yükselmektir.” Mustafa Kemal Atatürk
AD SANAT ‘ta ilk sanatsal röportajıma; bu sene Cumhuriyetimizin 98. yılını kutlayacağımız için Ulu Önderimiz Atatürk’e ithafen, Atatürkçü bir Türk genci olarak eseri ilk gördüğüm andan itibaren beni çok heyecanlandıran “Atatürk Anamorfoz Projesi”nin hikayesiyle başlamak istedim. Tek liderimiz Atamızı çok büyük sevgi, saygı, büyük hayranlık ve büyük minnetle anıyorum.
ATATÜRK ANAMORFOZ PROJESİ

Doğal taş sektörümüzün en önemli firmalarından Temmer Marble’ın Yönetim kurulu başkanı Rüstem Çetinkaya, İzmirde düzenlenen mermer fuarında Çek heykeltraş Patrik Prosko’yla işbirliği yaparak harika bir projeye imza attı. Özellikle bizim için çok kıymetli olan ve tabi ki bir dünya lideri olan Atamızın bir sanat eserine dönüşmesi fikri beni inanılmaz etkiledi.
Dünyaca ünlü anamorfoz sanatçısı Patrik Prosko imzalı eserde 93 farklı tema ile Atatürk’ün hayatından izler taşıyan 539 eşya yer alıyor. Anamorfoz üslupta yerleştirilen eşyalarla oluşturulan enstalasyona uzaktan bakıldığında Atatürk’ün portresi görülüyor.
“Anamorfoz sanatı ; görme duyusuyla algılanamayan, belirli bir biçime sahip değilmiş gibi görünen çizim, fotoğraf veya nesnelerin özel bir bakış açısından algılanabilir olması anlamına geliyor.”
Napolyon Bonapart’ın dediği gibi “Fırsat olmadan yetenek hiçbirşey değildir.” İşte tam bu noktada sanatçı kadar onun gerçekleşmesini sağlayan destekleyen firmaların yeri çok önemli bence. Temmer Marble’ın iş dünyası ve sanat işbirliklerine örnek teşkil edeceğini düşünüyorum.
Bende hem yaratıcı firmanın sahibi Rüstem Çetinkaya‘yla hem de harika ustalıkla bambaşka bir bakış açısıyla Atatürk Anamorfozunu yapan Çek sanatçı Patrik Prosko‘yla keyifli bir röportaj gerçekleştirdim.
TEMMER MARBLE YÖNETİM KURULU BAŞKANI RÜSTEM ÇETİNKAYA
AD: Rüstem bey iş dünyamızda Mermer sektörünün en önemli firmalarından Temmer’in kurucusu olarak bize kısaca başarı hikayenizden bahseder misiniz?
RÜSTEM ÇETİNKAYA: 1998 yılında Temmer Mermer’i kurdum ve o günden bu yana Yönetim Kurulu Başkanlığını yürüterek işimi büyütmeye çalışmanın yanı sıra Türkiye İhracatçılar Meclisi’nde (TİM) Sektörler Konseyi Maden Sektörü Başkanlığını yürüterek ve çeşitli vakıf ile derneklerde görev yaparak sektörüme katkı sunmaya çalışıyorum.
AD: Temmer dünya çapında bir firma hangi ülkelere ve hangi alanlarda hizmet veriyorsunuz?
RÜSTEM ÇETİNKAYA: Türkiye’nin en büyük mermer ocaklarından birine sahip olan ve dünyanın en modern teknolojilerinden yararlanarak mermere hayat veren Temmer, 1998 yılında kurulduğundan bu yana Türkiye’de doğal taş sektörünün lider firması olarak yoluna devam ediyor.
İlk yatırımını 1998 yılında Bilecik’te bulunan ve nihayetinde ülkenin en büyük mermer ocaklarından biri haline gelen bej mermer ocağında başlayan Temmer, yıllar içerisinde Türkiye’nin en önemli mermer rezerv alanlarında; Afyon, Eskişehir, Muğla’da ilave altı taş ocağı açtı Yine 1998 yılında Temmer, Afyon’da dünya standartlarında bir üretim tesisi kurarak doğal taş sektöründeki en büyük yatırımı tamamladı.
42.000 m²’lik tesis, 107.000 m²’lik bir arazi üzerinde yer almakta ve dünyada türünün en büyük üçüncü tesisi durumdadır. Tamamen bilgisayarlı makineler ile ultra modern İtalyan teknolojisine sahip olan tesis, Türk makine endüstrisindeki en son gelişmelerle entegre edilmiş durumda olup yeni nesil tam otomatik robot makine teknolojisi ile de plaka büyütme sistemlerinin kullanımında tüm doğal taş firmaları arasında ilk sırada yer alıyor.
Yeni taş ocaklarına yeni yatırımlar başlatmaya devam eden Temmer, Türkiye’deki ocaklarının yüksek üretim oranına ayak uydurmak amacıyla halihazırda tesis kapasitesini de eş zamanlı olarak artırıyor.
Geniş bir ürün yelpazesine sahip olan Temmer, sektöre hem standart hem de özel yapım ürünler sunuyor. Bloklar, levhalar şeklinde mermer üreten Temmer, Birleşik Krallık, Kuzey Amerika, Avrupa, Orta Asya ve Uzak Doğu dahil olmak üzere dünyanın yaklaşık her yerine ihracat yapıyor.
AD: Fuarlar tüm sektörler için çok önemli ancak siz bu sezon sanatla iş dünyasını biraraya getiren bir projeyle büyük bir fark yarattınız. ATATÜRK Anamorfoz’u fikri nasıl ortaya çıktı? Sanatçı Patrik Prosko’yla nasıl bir araya geldiniz? Onu seçmenizin sebebi neydi?
RÜSTEM ÇETİNKAYA: Pandemide fuarlar eski anlamını yitirmişti. Biz de yeni normale göre pazarlama stratejimizi tekrar ele aldık ve bütçemizi dijital pazarlamaya aktardık. Bir yandan da katılacağımız fuarlara farklı bir şekilde katılmak istedik. Öyle bir şey yapalım ki herkes bizi merak etsin, Temmer bundan sonra ne yapar acaba diye beklenti içinde olsun istedik. İşte burada benim şahsi merakım devreye girdi. Anamorfoza ilgimden dolayı Patrik Prosko’yu takip ediyordum. Zaten dünyada çok az sayıda bu sanatı icra eden var. Prosko’nun bir Nikola Tesla eseri vardı, çok etkilenmiştim. Onun bir konsepti vardı. Dünyaya değer katmış insanların portrelerini yapıyordu. Patrik ile bundan yaklaşık 1,5 yıl önce Bilecik’teki ocağımızda yine bir sanat eserine imza attık. Yeni bir çalışma konusunda kolları sıvadığımızda bana, “Dünyaca en tanınmış Türk kimdir?” diye sordu. Hepimiz istisnasız “Atatürk” dedik. Baktı, araştırdı ve “Ben sanatımda siyasi figürlere yer vermiyorum” dedi. Biz de öncelikle Mustafa Kemal Atatürk’ün sadece siyasi bir figür olmadığına kendisini ikna ettik ve Anamorfoz Atatürk Projemiz başladı.
AD: Atatürk Anamorfuzu başka hangi ülkelerde sergiliyorsunuz?
RÜSTEM ÇETİNKAYA: Şu an için ilk olarak ülkemizde İzmir Mermer Fuarı’nda sergiledik. Sonra geçtiğimiz günlerde katıldığımız Verona Mermer Fuarı’na götürdük. Şimdi de İstanbul’da sergilemek üzere hazırlıklarımızı sürdürüyoruz.
AD: Sizin bireysel ve şirket olarak ileriye dönük hedefleriniz neler?
RÜSTEM ÇETİNKAYA: Temmer olarak hedefimizde yaptığımız işi daha ileri seviyelere taşıyarak ekonomimize katkı sunmaya devam etmek var. Kişisel olarak da tecrübe ve birikimimi farklı platformlara aktarma hedefim bulunuyor. Bu hedefim doğrultusunda da geçtiğimiz aylarda halen Başkan Yardımcısı görevimi icra ettiğim İstanbul Maden İhracatçıları Birliği’nin (İMİB) yönetim kurulu ve başkanlığı için aday olduğumu açıkladım.
Ayrıca, çeşitli vakıf ve derneklerde görev yaparak sektörümüz ihracatının geliştirilmesini sağlayıcı faaliyetlere ön ayak olmaya devam edeceğim. Gelecek nesil mimar ve mühendislerinin doğal taş konusunda eğitilmelerine hizmet etmek amacı ile üniversitelerde misafir olarak malzeme dersi vermeyi sürdüreceğim.
AD: Sizi tekrar sanata destek veren yeni bir projede görecek miyiz?
RÜSTEM ÇETİNKAYA: Ben oldum olası sanata meraklı bir insanım. Sanatsal yatırımlarımız her zaman oldu, bundan sonra da olacak.
ÇEK HEYKELTRAŞ PATRİK PROSKO
AD: In collaboration with Temmer, you have created a wonderful piece of art. How did you come together with Mr.Rüstem?
(Temmer ile işbirliği yaparak harika bir sanat eseri yarattınız. Rüstem Bey ile nasıl bir araya geldiniz?)
PATRİK PROSKO : İnstagramda elektrikli cihazlardan oluşturduğum Nikola Tesla anamorfik portremi görmüş ve bu sanatsal teknik ile Atatürk’ün portresini oluşturma ihtimalimi önce bir dijital görüşme yaparak konuştuk. Sonrasında Türkiye ziyaretlerimde bir araya geldik ve detaylı olarak görüştük.
AD: Can you tell us about anamorphosis? ( Bize Anaformozdan bahseder misiniz?)
PATRİK PROSKO: Salvador Dalí bu sanatsal tekniğin öncüsüdür. Güzel sanatlardaki Anamorfoz tekniğinin temeli, seyircinin görüntüyü doğru bütüne birleştirmek için hesaplanmış bir görüş açısından özel araçlar ile bakmasını gerektiren bir sanat biçimidir. Objelerden oluşturulan bir portre gibi, perspektifin çarpık bir tasviridir. “Anamorfoz” kelimesi, yukarı, geri veya tekrar anlamına gelen Yunanca “ana” önekinden ve şekil veya biçim anlamına gelen “morphe” kelimesinden türetilmişti
AD: How did you feel while making your anamorphosis about Atatürk? (Atatürk ile ilgili anamorfozunuzu yaparken neler hissettiniz?)
PATRİK PROSKO: Başta siyasi figürler yaratmaktan hoşlanmadığım için sözleşmeyi reddettim ancak Atatürk’ün mirasını ve Türkiye’de yarattığı reformları incelediğimde bunların siyaset üstü bir değere sahip olduğunu gördüm. Savunduğu modern Türkiye’yi kurmak için kullandığı bu değerler bir Avrupalı olarak benim ile aynı frekansta yankılanıyor. Bu nedenle sanat eserini yapmaya karar verdim.
AD: What materials did you use? (Hangi malzemeleri kullandınız?)
PATRİK PROSKO: Konseptim, hayatlarına ve miraslarına dokunan şeylerden büyük tarihsel figürlerin portrelerini oluşturmam ve hikayelerini bu şeyler aracılığıyla anlatmam gerçeğine dayanıyor. Enstalasyon, her şeyin doğru görüş açısıyla Atatürk’ün Cumhurbaşkanlığı makamı olarak tasarlandı ve İstanbul’un dört bir yanından temin edilen tam 539 antika objeden üretildi.
AD: How do you design this multidimensional work while putting the pieces together? (Parçaları bir araya getirirken bu çok boyutlu çalışmayı nasıl tasarlıyorsunuz?)
PATRİK PROSKO: Anamorfoz benim bildiğim en karmaşık ve en zorlu sanat tekniğidir. Know-how’ı açıklayamıyorum, ancak kurulum çalışmaları 3 ay sürdü ve oluştururken her zaman aynı anda birkaç temel faktörle uğraşmak zorundayım. Kullandığım objeler onun kişiliğine dokunan özelliğe sahip olmalı, tam bir şekle sahip olmalı, şekil belirli bir renge ve tam boyuta sahip olmalı. Bu dört faktörü bir objede bulduğumda, kurulumdaki sabitlemesini hesaplamam gerekiyor. Böylece bir taşıma sistemi de oluşturuyorum, çünkü kurulumu bir yerden diğerine taşıyabilmem ve işi tekrar tekrar monte edebilmem gerekiyor. Bu sebeple stüdyoda beynimle her zaman büyük bir savaş olur.
AD SANATA KONUK OLDUKLARI İÇİN RÜSTEM ÇETİNKAYA VE PATRİK PROSKO’YA ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUM.
SEVGİLER…
YAZAN VE HAZIRLAYAN: AYŞENUR DEMİRKAN